19 Şubat 2014 Çarşamba

Üniversite Hayatı - GİRİŞ

üniversite
"mutlaka her insanın yaşaması gereken , heyecanlarla , şaşkınlıklarla , sorumsuzluklarla , rahatlıkla , ortamlarla , bazen üzüntülerle dolu zaman dilimi. üniversite başlar ve çoğu insan için herşey çok başka bir hal alır. hiç bitmemesi istenir." - ekşi

Üniversite hayatı liseyi bitirene kadar herkesi heyecanlandırır, öyle ki hayalini kurmayan öğrenci sayısı, gözlemlediğim kadarıyla hemen hemen hiç yoktur. Kim bu kadar güzel bir hayatı geri çevirebilir ki?

SEN Yaşarsın
Sınava hazırlanırken ailen, arkadaşların ve hocaların ders çalışman konusunda seni motive etmeye çalışır. Bazen düşünürsün acaba onlar senin kazanmanı 'sen'den çok mu istiyor diye, aslında işin doğrusu sınava sen hazırlanıyorsun; O konuları sen bitiriyorsun, o denemeleri sen çözüyorsun ve üniversiteye girmeni sağlayacak, adı lazım değil, o sınavlara bizzat 'SEN' giriyorsun. E, adil bir şekilde düşünecek olursak bu çabaların ödülünü de SEN alacaksın, üniversiteyi SEN yaşayacaksın!

Elbette çevrendeki herkes seninle ve senin adına sevinecek ama olayın baş kahramanı sensin. Bugün çalıştığın bütün dersler senin kişiliğini, kültürünü geliştiriyor. Yeterli düzeye ulaştığında da bunu ÖSYM'ye kanıtlamış olacaksın. Olay, bu kadar basit.

Yazının devamı yakında.. :)

6 Şubat 2014 Perşembe

Devamsızlıkları Kullanma Hakkında

gün sayma tebeşir
Bugünkü 'kısaca' bir yazı olacak. Gerçi yazıların çoğunluğu bu uzunlukta. Fazla uzun yazıp seni sıkmak istemiyorum. Bir girip beş dakikada fikir edinsen sana da bana da yeter :]

Devamsızlığını Kullanabileceğin İyi zamanlar:
  • Sınavlardan 1 hafta öncesine yetecek kadar devamsızlığın varsa şimdi sakla, o günlerde devamsızlık hakkını mumla arayacaksın :)
  • Devamsızlık hakkını 3 eşit parçaya böl, üç sınava girdiğini varsayıyorum, ve üç sınav öncesine de eşit olarak dağıt. Diyelim ki 20 günlük hakkın var, yanlış olan hepsini ilk sınavdan önce harcamaktır, böyle yapma.

Ekstra Devamsızlıkları Kullanım Önerileri☺:
  • Sınavdan sonraki 1 ya da 2 gün okula / dershaneye gitmesen iyi olur. Sınavın iyi geçse de sınavdan sonra arkadaşlarını bir umutsuzluk sarar çünkü ösymnin soru tipi denemedekilere benzemez. Bu yüzden gittiğinde bir moral bozukluğu yaşabilirsin, ben iki sene de sınav sonraları dershaneye ya da okula gitmedim.
  • Eğer fazlaca hakkın varsa, çoğunluğun yoktur ama aranızda devamsızlık hakkı çok olan da vardır, sınavların 1 hafta öncesinden de geriye yaymaya çalış. Mümkünse sınavlardan önceki 2 hafta okula gitme.

 Heyet raporunda şu anki durumu bilmiyorum fakat geçen seneden sonra zorlaştığını duydum. Bazı doktorlara ceza kesilmiş. Şunu da söyleyeyim, ilk sene heyet raporu almıştım. Hatta bütün arkadaş çevremden bunu alabilen tek kişi bendim, herhangi bir tanıdığım yoktu tek avantajım ilk önce benim başvurmuş olmamdı. Diğerleri bu yüzden alamamıştı. Ama ne oldu? O 45 günün matematiksel değeri -45 çıktı. Normalde çalıştığımdan bile az çalıştım.

Bu yüzden demem odur ki devamsızlıklarını eşit olarak paylaştır, bunu dememdeki bir diğer neden de her sınava eşit derecede önem verdiğini hissetmendir. İyi çalışmalar :)


Yazıyı yazarken arada ÖSYM'nin soru tipi denemedekilere benzemez dedim. Deneme sınavlarının zorluk seçimi ile ilgili yazıyı buradan duyuracağım :)

30 Ocak 2014 Perşembe

Öneriler

sınav rehberliği
SınavıYerim'de eksik bulduğun, geliştirmemi, yapmamı istediğin şeyleri buradan bana iletebilirsin.
Fikirleriniz benim için her zaman kıymetlidir :)

26 Ocak 2014 Pazar

Biyoloji Nasıl Çalışılır?

Aslında sen, biyolojiye nasıl çalışacağını biliyorsun çünkü bunu okurken bile biyoloji seviyen kesinlikle sıfır değil. Demek ki bildiğin bilgiler ve yöntemler var. Bu yüzden kendine güvenebilirsin :) Benim diyeceklerim sadece birkaç tavsiye niteliğinde olacak.


Biyoloji'ye çalışırken;

İlk defa çalışacağın konuda: Diyelim ki İskelet Sistemi
Aldım konu anlatımlı kitabı elime. Baştan başladım, çalışıyorum. 2-3 alt başlık bitirdim. (Kitapta varsa  bununla ilgili kitaptan çözümlü soru çözmeliyim) İlerliyorum fakat 'çok bilgi' var. Yani, hangi birini ezberleyeceğim?
Hah, diğer çalışma tekniklerinde bahsettiğim gibi direkt yukarıya not almak biyolojide o kadar etkili olmayabilir; hangi birini yazacağım, o kadar yer yok. O yüzden ilk defa çalışacağın ve çok bilgi içeren konularda boş bir kağıda güzelce özet çıkarmalısın.

Önceden çalışıp, pek hatırlamadığın konuda:
Yukarıdaki çalışma yöntemini uygulamışsan notlarına bakarak 1 test ve bakmadan 2-3 test çözmen yeterli. Daha önceden de söylediğim gibi tekrar yapmak, bir konuyu yeni baştan bitirmek değildir, onun adı tekrar yapmak değil 'dersi sıkıcı yapmak' olur :)
Eğer öyle not almamışsan, al soru bankanı eline, ilgili konuyu aç. Bir de konuyu çalıştığın kitabı aç. Konuyu 5 dakika içerisinde baştan sona gözünle tara, önemli yerleri bir daha aklına kazı. Sonra geç soru bankana, konuyu anlatan kitabına bakarak 2 test çöz, sonra onu kapatıp 2-3 test daha çöz. İşte, tekrar böyle yapılır :)

Peki, hayalindeki üniversiteye girmeni sağlayacak sınavlardan ilkine 2 ay gibi güzel bir vakit varken soru bankası mı çözmeli branş denemesi mi?
Bazı arkadaşlarım yorumlarda sordular, hepiniz görmemiş olabilirsiniz. Burada da tekrar edeyim; Branş denemesi için en verimli zaman, bir kitaptaki bütün konuları bitirdikten sonraki zamandır.
Özellikle bir konuda 'soru eksiği' varsa bunun için doğru yol ise soru bankasından geçer.


Branş Denemelerinin faydaları:
O dersin konularındaki bilgi eksiklerini gösterir.
Soru tiplerini öğretir.
Varsa pratik (soru) eksikliğini gösterir
+ Bu denemeleri çözerken süre tutmalısın.


Kitap Tavsiyesi: Hem YGS için hem LYS için Palme Biyoloji Soru Bankası hem genel tekrar hem soru bankası için gördüğüm en güzel kaynak.
Konu anlatımı için ise çeşitli kaynaklar bulunmakta. En uygununu kitabı açıp baktığında, kitabın anlatım tarzı ve düzenine bakarak karar verebilirsin; diğer kitap seçimlerinde olduğu gibi. Tek dikkat etmen gereken nokta, çözümlü soru içermesidir. Bu, çözümlü test şeklinde de olabilir.
Özet anlatım için cep kitaplarına bakabilirsin.

Dipnot: Biyoloji en zevkli derslerdendir. Ezber olarak görme, sev onu :)


24 Ocak 2014 Cuma

Şubat Tatili Etkili Programı

şubat tatili programı
Sınava girmeden önce istediğin puana erişmeni hızlandıracak olan en büyük avantaj şubat tatilidir. İster 12. sınıf ol, ister mezun senin için bu tatil bulunmaz fırsat. 11. sınıfların da bu tatilde çalışmalarını arttırması gelecek sene için avantaj yakalamalarını sağlar.

Dinlenmek mi, Çalışmak mı?
Sana tatil sonrası bazı arkadaşlarının pişman olacağı durumu anlatarak söze başlayayım. '4 aydır çok çalışıyorum, tatili hakettim.' Bu düşüncede haklılık payı var mı? Var. Fakat bu tatil yapma olayını bütün 2 haftaya yayarsan tatil bitince, 'çok kısaydı, çalışamadım.' cümlesini sen de kurarsın. Ama bak, daha Şubat tatili yeni başlıyor :)

Bu konuda en yanlış ikinci düşünce ise bazı hocalardan duyduğun cümlelerdir; Şubat tatilinde 10 saat çalışın, soru bankalarını bitirin, 3 kitap bitirin, günde 300 soru iyidir, son şansınız; vesaire vesaire. Bu yönlendirmelerin hepsi yanlış. Daha doğru bir düşünme yöntemi var mı?

Seni motive edecek olan tatil planlaması şudur; 4 aylık tempoma göre kendime biraz daha fazla zaman ayıracağım, ki bu oyun oynamadan gezmeye kadar her şeyi içine alır, ama aynı zamanda çalışma saatimi, öncekinin yarısı kadar da arttıracağım. Bu hem daha gerçekçidir, hem daha faydalıdır.

Peki, bu çalışmada neler yapacaksın?


Konu tekrarı mı, Soru çözmek mi?
Genel planda söylediğim sözü uygulayamaya devam edeceğiz burada; 23 Şubat'a kadar tüm YGS konularını bitir, son 1 ay full soru çöz.
Bu mantığa göre, bu tatilde hem geçmiş konulardan soru çöz, hem de konu çalış. 


Hangi tip program? & YGS mi LYS mi?
Her zaman hazırladığımız günlük programa uyacağız yine. Bu tatilin sonuna kadar değil de 23 Şubat'a kadar olan bir program hazırlamalısın. Bu programın sonunda bütün YGS konuları bitmiş olmalı. LYS konularının da en önemlileri bitmiş olmalı.
* YGS'den önce Türev - İntegral - Limit konularını bitirirsen LYS'ye 1-0 önde başlarsın.

http://sinaviyerim.blogspot.com/search/label/moral%20motivasyon






Dershane programına gitmeli mi?
Bazı dershanelerin şubat tatili için programı oluyor. Benim gittiğim dershanede de vardı, ben ve birkaç kişi hariç herkes gitti. Dönüşte onlarla benim aramdaki puan farkı değişmedi. Faydası olacağını düşünüyorsan git, evde çalışmak istiyorsan gitme. Bu konudaki kararını sen ver :)

özgürlük
Öyle bir çalış ki sene sonunda başarını burada yayınlayayım :)



7 Ocak 2014 Salı

Sınava 3 Kala

YGS'ye 3 ay kaldı
Biliyorum şu yazıyı okuyana kadar bir başlıkta, 3 tane de resimde olmak üzere 3 kere 'üç ay' okudun, amacım seni kaygılandırmak kesinlikle değil, böyle bir şey yapmayacağımı biliyorsun :) Amacım başarı elde edeceğimiz o sınava ne kadar kaldı aklına yerleştirmek.

Bu yazıda, Moral motivasyon kısmını anlatacağım. Biraz uzunca yazı olacağı için 2ye böldüm yazıyı; devamı hafta sonu gelecek.

Planladığım sırasıyla önce "Moral ve Motivasyon" kısmına bakalım. Moral ve motivasyon kazanmak için nelere yapabileceğini buradaki yazımda anlatmıştım, bu sefer ise arkadaşlarındaki değişim ve sana etkisi üzerine konuşacağım.


Moral ve Motivasyon
Bugünlerde ve ilerleyen günlerde olacak değişim şudur, hocalarınız sınav üzerine daha fazla konuşma yapmaya başlar. Arkadaşların sınav eksiklerinden daha çok bahseder. Kaygılı arkadaşlarını geçtim, diğerlerinden bile kaygılı olanlar çıkıverir. İşte, tüm samimiyetimle söylüyorum sınav son aylarda kazanılır. Çünkü, hedefindeki neti yapacağın gün geldikçe çevrende kaygılananlar olacak, kaygı yarı-bulaşıcı bir şey olduğu için de seni etkilemesi muhtemel, işte bugün bu durumu anlatıyorum ki buna karşı hazırlıklı olasın :)

Her gün gördüğün, en az senin kadar iyi olan, denemelerde netlerinizin birbirini kovaladığı o sınıf arkadaşının düştüğünü göreceksin 'ben deneme çözmeyi bıraktım' hatta 'ben seneye bıraktım' cümlesini de duyabilirsin. Hiç şaşırma. Dersini dinlediğin rehberlik hocan, 'Gençler. Netleriniz neden az? Neden daha çok çalışmıyorsunuz, sınavı umursamıyor musunuz?' seslenişlerini yapacak sınıfa. İşte dediğim an tam bu an, kendine olan inancının etkisinden bahsediyordum ya, işte bu günlerde sadece ona sarılacaksın.

Aile desteği de önemli, biliyorsun ve biliyorum. Ama bazen aileleriniz sizi kaygıya itiveriyor; isteyerek veya istemeden. Onların güveni olduğunda çok iyi, ama olmadığında da kendin için sınava girip kazanacaksın. Tam tersi durumda, sizi yanlış gidişatınızdan da kurtarabiliyorlar. Ben ikinci senemde tekrar YGS'ye girmeden bir hafta önce akrabam bize gelmişti, genelde odada olduğumdan arada bir mutfağa giderdim. O gün de açmış 5 saat bilgisayar oynamıştım, tüm suçluluk duygusu üstümdeyken odadan çıktım; bir baktım içeride konuşuyorlar, dinlemeye başladım onlara hissettirmeden. Akrabam benim ders durumumu sordu ve şu cevabı aldı ailemden, "Tekrar hazırlanıyor, pek çalışmıyor son günlerde ama kendisine güveniyor, bakalım.."  Bunu duyduktan sonra gittim banyoya yıllar sonra tekrar ağladım, geçtim ayna karşısına ve yemin ettim, "Sen önemsemiyorsun, bu sınavı kendin için değil onlar için kazanaksın."  Bu inançla girdikten sonra 49 binden 3 bine çektim. İlk sene bende eksik olan inanç buydu, kendine güvenmek ve yaptığının farkında olmak; yani "Üniversiteyi istemek ile Üniversiteyi haketmenin farkı"nı öğrenmek 365 günüme mâl oldu.

Bunları anlatma sebebim canını sıkmak değil sadece sınavın en çetin koşullarını son aylarda yaşayacağın gerçeğini fark etmeni sağlamak. Bazılarınız hala tam farkında olmayabilir onların farkındalığını arttırmak, bunun farkında olanları da olası tehlikelere karşı uyarmak amacım.

Sonuç olarak, YGS de LYS de son aylarda kazanılır. Bu ayların değerinin, kıymetinin farkında ol ki önündeki uzun yaşamında hangi okulda okumuş olacağını sınav yerine sen belirle.


YGS'ye 3 ay kala LYS
Ben dahil birçok öğrencinin sınav sonrası aklından şöyle bir cümle geçmiştir "Keşke YGS'ye kadar YGS değil, biraz da LYS çalışsaydım."

Bugüne kadar LYS çalışmamış olabilirsin, ama bu normal bir durum, değil mi? Çünkü, bu sene başladığını hesap edersek, Eylül-Ekim-Kasım-Aralık ayları temel olan YGS konularıyla geçti. Konu sayısının çokluğunu da göz önünde bulundurursak yaptığın doğruydu. Ama bugünden, tam bugünden itibaren Şubat 23'e kadar LYS'deki derslerinin en kritik konularını seçip onları çalışmalısın. Tavsiyem, YGS'de zaten olan konular değil, çok soru çıkan ve/veya hiç çalışmadığın konulara çalış, inan bu ekstra çalışma YGS'den sonra sana çok olumlu yansıyacak, ben ikinci sene bunu yaşadım biliyorum, o yüzden sana bunun garantisini verebilirim :)

%50 YGS %50 LYS şeklinde gitmelisin ve toplamda %70 konu ile %30 soru dağılımını yakalamalısın. Soruları ne zaman, ne kadar çözeyim dersen; Konu anlatımlı kitabının sorularını çöz, netlerin iyiyse testlerde, yeterlidir. 1 hafta içinde o konudan sadece 1 test çöz, ama bunu mutlaka yap. Bak, tekrar yap tekrar konu çalış diye cümle kurmak şu bloga yazmak istediğim en son cümle. Çünkü çalışmayı ne kadar sevsem de en sevmediğim şey, TEKRAR. O yüzden sana tekrar yap derken, o konuyu baştan sona tekrar bitir, sonra onunla ilgili 90 soru çöz falan felan demeyeceğim :) Çünkü, en az bunun kadar etkili olan bir tekrar sistemi benimsedim ve gayet de başarılı oldu. Bir sonraki paragrafta bahsedeceğim. Burada ise soru çözümü hakkında bir not daha söyleyeceğim. İlk iki testi konu anlatımına bakarak çözdün, üçüncü testi bakmadan çözdün fakat netlerini beğenmedin. 3 durum var; Netler beklediğinden çok düşükse daha çok 'çözümlü örnek' bak, netler beklediğinden biraz düşükse başka bir kitaptan istediğin neti yakalayıncaya kadar 2-3 test çöz, netler beklediğin gibiyse o konu için çalışman tamamdır, sadece tekrar testi çözmen yeter.

Konu Tekrarı Nasıl Yapılır?
Konu tekrarı, belirttiğim gibi, o konuyu baştan bitirip veya başka kaynaktan tekrar bitirip üstüne soru çözülerek olmaz. Çünkü bu yöntem; Sıkıcıdır, Etkili değildir ve Zaman Kaybıdır. Belki daha önce beni bir şeye bu kadar karşı çıkarken bulmadın çünkü tekrar, çalışmada en sevmediğim kısım. Peki, ben nasıl yaptım?
Konu çalışırken o sayfada önemli/unutulabilecek detay varsa onu sayfanın üstündeki boş kısma yazdım, bir formül olabilir bu mesela. Sonra test çözdüm, testlerde en çok baktığım yer ise konu üstündeki notlardı. Tekrar yaparken ise direkt teste daldım, ha, hatırlayamadığım bir şey olduğunda sadece o notlarıma bakmak yetti. Bunu çoğu derste böyle yaptım. İstisna olarak, biyoloji ve tarih gibi biraz daha sözel derslerde ise kritik cümlenin defalarca altını çizdim, cümle başına yıldızlar attım maksat sayfadaki önemli noktalara gözümün çarpmasını sağlamaktı.  Ek olarak, konu ağır geldiğinde ve aldığım/alacağım notlar çok fazla ise ayrıca bir kağıda özenle yazar o kağıda bakarak çözerdim ilk testleri.

 Böyle bir tekrar yaparsan, hem dersten sıkılmazsın, hem de çok pratik bir hatırlatma yapmış olursun. Şu formülü kurabiliriz; TEKRAR = Konuya 5 Dakika Göz Atma + Bir kaynaktaki soruları bitirme
İşte, kalan kısıtlı zamanda kullanabileceğin en etkili tekrar yöntemi. Bunu, bitirdiğin her konu için yap. Ve arada bir aklına gelsin, hmm "Hücre Bölünmeleri" ben bu konuda Mitozun Mayozdan farkını hatırlıyor muyum, bir düşüneyim, pek değil, o zaman bu konudan soru çözeyim. Biyoloji çalışırken bunu fark edebilirsin, anında birkaç test çöz, en güzel tekrar işte.

 Sorularını yorum olarak atabilirsin :)

28 Aralık 2013 Cumartesi

Sınav Başvuruları

2014 YGS ne zaman
Güncelleme: YGS Başvuruları bu sene 5-19 Ocak 2015'te yapılacak.
Bugünkü konumuz başvurular. Başvuru dönemi ile ilgili birkaç tavsiyem olacak.

Sınav döneminin okumak istediğimiz okul için çok önemli olduğunu ve bunun hazırlık, başvuru, sınavlar ve tercih gibi dönemleri olduğunu biliyoruz. Her birini dikkatlice yapmamız gerekiyor çünkü ÖSYM bu konuda çok titiz. Hazırlığımızı zaten yapıyoruz, arttırmaya da çalışıyoruz, dimi? :) Bu hafta, perşembe günü başlayacak olan başvuru aşamasını konuşacağız.
Öncelikle, şunu takdim edeyim sana; 2014 Başvuru Kılavuzu (Sayfanın altındaki Öğrenci El Kitabı'na tıkla.)

 Sınav Kılavuzunu bugünlerde baştan sona oku, bu sene bir iyilik yapıp sayfa sayısını azaltmışlar. Bizim zamanımızda Bilim Teknik dergisi gibiydi :) Buna ek olarak, yakın bir zamanda daha detaylı bir kılavuzun çıkacağını tahmin ediyorum.

2014 YGS LYS

Başvuru Nasıl Yapılır?
Başvuruyu iki şekilde yapabiliyoruz biliyorsun. İlki bizzat kendimiz internet yoluyla,  ikincisi ise başvuru merkezlerinden, yani okulumuzdan. İkisi de başvuru, peki farkı ne?
İnternet yoluyla başvurunun avantajı tek: daha pratik olması; dezavantajı ise birden fazla, önce bunu yapabilmek için bir şifre almamız gerekli, ve herhangi bir yanlışlık olduğunda sorumluluk tamamen kendi üstümüzde. Sırf ikinci nedenden dolayı internet yoluyla başvuru yapmanı kesinlikle önermiyorum zaten üzerinde yeterince sorumluluk var, bir de ÖSYM tarafından bu tür sorumluluk yüklemelerini üzerine almaman en iyisi.

Diğer yola bakalım, Okulumuzdan başvuru yapma, hemen diyeyim bu başvuruda yanlışlık olursa sorumluluğun büyük kısmı işlemi yapan hocada. Bir durum olursa dilekçe vesaire ile uğraşmak zorunda kalabiliyorsun ama her ihtimalde de bu, en güvenli başvuru yolu. Hocana gerekli belgelerinle ve 3 TL ile gidiyorsun. Kimlik numaranı, girmek istediğin yeri belirtip beş dakikada kaydoluyorsun. Hocan eline bir yazıcı çıktısı verecek onu kontrol edip yanlış var mı diye bak, kağıdı imzala ve ÖSYM Aday İşlemleri için geçici şifreni al. Eve gittiğinde bu şifreyi http://ais.osym.gov.tr'den değiştir ve bilgilerini tekrar kontrol et.
Yeni: Başvuruda kullandığımız fotoğrafla ilgili ÖSYM'den; Sınavlara girecek adayların fotoğraflarının en son 30 ay içinde güncellenmesi gerekiyor


Anladım, peki başvuruyu ne zaman yapayım?
Kurum ÖSYM ve burası Türkiye :) Başvuru süreci içinde bir şeyler değişebiliyor. Başvuruyu ilk günler ve son günler içinde yapmazsan işin biraz daha garanti olur. Yaklaşık gün verecek olursam 7-11 Ocak tarihleri.

Onun dışında, başvuru yaparken çekilen fotoğrafınızda, evet fotoğraf çekiliyor ^^, saçınız (veya sakalınız) hatta giysiniz önemli değil, gerçekten bu kadar ince düşünürsen kendini yorarsın ki hiç gerek yok. Sadece, görevli bir sana bir de fotoğrafa baktığında seni tanıyabilsin yeter.


Başvuru aşaması, sınava gerçekten giriyor olduğun konusunda farkındalığını arttırır, bu iyi bir şey :) Çünkü bir iki sınav sonra gerçekten istediğin üniversiteye girebileceksin. Düşünsene şuan gitsen hayalindeki üniversiteye, hangi üniversite ise o, bir düşün oraya gittiğini. Ben okumak istiyorum desen içeri girebilecek misin? Hayır. Ama sadece bu sınavlardan sonra gerçekten oranın öğrencisi olabileceksin. Bu şansı sana başka bir şey vermiyor, ben hep böyle düşündüm ve hala da böyle düşünüyorum. Tavsiye ederim :)

Yeni: Başvuruda kullandığımız fotoğrafla ilgili ÖSYM'den; Sınavlara girecek adayların fotoğraflarının en son 30 ay içinde güncellenmesi gerekiyor

Yerim seni YGS
Şekerin kılıfı YGS ise şeker de YGS'nin sonucu gibidir, çok tatlıdır :) Sen yeter ki şekere ulaşmak için çabala.

Sonraki Yazı: Hayallerimizi gerçekleştirmene, istediğin üniversiteye açılan kapı ile üç ay sonra karşılaşacaksın. Bu yolda sana birkaç tavsiye vereceğim, görüşürüz :)
Öbür yazı ise üniversite hayatı ile ilgili olacak, seni motive etsin biraz ^^