7 Ocak 2014 Salı

Sınava 3 Kala

YGS'ye 3 ay kaldı
Biliyorum şu yazıyı okuyana kadar bir başlıkta, 3 tane de resimde olmak üzere 3 kere 'üç ay' okudun, amacım seni kaygılandırmak kesinlikle değil, böyle bir şey yapmayacağımı biliyorsun :) Amacım başarı elde edeceğimiz o sınava ne kadar kaldı aklına yerleştirmek.

Bu yazıda, Moral motivasyon kısmını anlatacağım. Biraz uzunca yazı olacağı için 2ye böldüm yazıyı; devamı hafta sonu gelecek.

Planladığım sırasıyla önce "Moral ve Motivasyon" kısmına bakalım. Moral ve motivasyon kazanmak için nelere yapabileceğini buradaki yazımda anlatmıştım, bu sefer ise arkadaşlarındaki değişim ve sana etkisi üzerine konuşacağım.


Moral ve Motivasyon
Bugünlerde ve ilerleyen günlerde olacak değişim şudur, hocalarınız sınav üzerine daha fazla konuşma yapmaya başlar. Arkadaşların sınav eksiklerinden daha çok bahseder. Kaygılı arkadaşlarını geçtim, diğerlerinden bile kaygılı olanlar çıkıverir. İşte, tüm samimiyetimle söylüyorum sınav son aylarda kazanılır. Çünkü, hedefindeki neti yapacağın gün geldikçe çevrende kaygılananlar olacak, kaygı yarı-bulaşıcı bir şey olduğu için de seni etkilemesi muhtemel, işte bugün bu durumu anlatıyorum ki buna karşı hazırlıklı olasın :)

Her gün gördüğün, en az senin kadar iyi olan, denemelerde netlerinizin birbirini kovaladığı o sınıf arkadaşının düştüğünü göreceksin 'ben deneme çözmeyi bıraktım' hatta 'ben seneye bıraktım' cümlesini de duyabilirsin. Hiç şaşırma. Dersini dinlediğin rehberlik hocan, 'Gençler. Netleriniz neden az? Neden daha çok çalışmıyorsunuz, sınavı umursamıyor musunuz?' seslenişlerini yapacak sınıfa. İşte dediğim an tam bu an, kendine olan inancının etkisinden bahsediyordum ya, işte bu günlerde sadece ona sarılacaksın.

Aile desteği de önemli, biliyorsun ve biliyorum. Ama bazen aileleriniz sizi kaygıya itiveriyor; isteyerek veya istemeden. Onların güveni olduğunda çok iyi, ama olmadığında da kendin için sınava girip kazanacaksın. Tam tersi durumda, sizi yanlış gidişatınızdan da kurtarabiliyorlar. Ben ikinci senemde tekrar YGS'ye girmeden bir hafta önce akrabam bize gelmişti, genelde odada olduğumdan arada bir mutfağa giderdim. O gün de açmış 5 saat bilgisayar oynamıştım, tüm suçluluk duygusu üstümdeyken odadan çıktım; bir baktım içeride konuşuyorlar, dinlemeye başladım onlara hissettirmeden. Akrabam benim ders durumumu sordu ve şu cevabı aldı ailemden, "Tekrar hazırlanıyor, pek çalışmıyor son günlerde ama kendisine güveniyor, bakalım.."  Bunu duyduktan sonra gittim banyoya yıllar sonra tekrar ağladım, geçtim ayna karşısına ve yemin ettim, "Sen önemsemiyorsun, bu sınavı kendin için değil onlar için kazanaksın."  Bu inançla girdikten sonra 49 binden 3 bine çektim. İlk sene bende eksik olan inanç buydu, kendine güvenmek ve yaptığının farkında olmak; yani "Üniversiteyi istemek ile Üniversiteyi haketmenin farkı"nı öğrenmek 365 günüme mâl oldu.

Bunları anlatma sebebim canını sıkmak değil sadece sınavın en çetin koşullarını son aylarda yaşayacağın gerçeğini fark etmeni sağlamak. Bazılarınız hala tam farkında olmayabilir onların farkındalığını arttırmak, bunun farkında olanları da olası tehlikelere karşı uyarmak amacım.

Sonuç olarak, YGS de LYS de son aylarda kazanılır. Bu ayların değerinin, kıymetinin farkında ol ki önündeki uzun yaşamında hangi okulda okumuş olacağını sınav yerine sen belirle.


YGS'ye 3 ay kala LYS
Ben dahil birçok öğrencinin sınav sonrası aklından şöyle bir cümle geçmiştir "Keşke YGS'ye kadar YGS değil, biraz da LYS çalışsaydım."

Bugüne kadar LYS çalışmamış olabilirsin, ama bu normal bir durum, değil mi? Çünkü, bu sene başladığını hesap edersek, Eylül-Ekim-Kasım-Aralık ayları temel olan YGS konularıyla geçti. Konu sayısının çokluğunu da göz önünde bulundurursak yaptığın doğruydu. Ama bugünden, tam bugünden itibaren Şubat 23'e kadar LYS'deki derslerinin en kritik konularını seçip onları çalışmalısın. Tavsiyem, YGS'de zaten olan konular değil, çok soru çıkan ve/veya hiç çalışmadığın konulara çalış, inan bu ekstra çalışma YGS'den sonra sana çok olumlu yansıyacak, ben ikinci sene bunu yaşadım biliyorum, o yüzden sana bunun garantisini verebilirim :)

%50 YGS %50 LYS şeklinde gitmelisin ve toplamda %70 konu ile %30 soru dağılımını yakalamalısın. Soruları ne zaman, ne kadar çözeyim dersen; Konu anlatımlı kitabının sorularını çöz, netlerin iyiyse testlerde, yeterlidir. 1 hafta içinde o konudan sadece 1 test çöz, ama bunu mutlaka yap. Bak, tekrar yap tekrar konu çalış diye cümle kurmak şu bloga yazmak istediğim en son cümle. Çünkü çalışmayı ne kadar sevsem de en sevmediğim şey, TEKRAR. O yüzden sana tekrar yap derken, o konuyu baştan sona tekrar bitir, sonra onunla ilgili 90 soru çöz falan felan demeyeceğim :) Çünkü, en az bunun kadar etkili olan bir tekrar sistemi benimsedim ve gayet de başarılı oldu. Bir sonraki paragrafta bahsedeceğim. Burada ise soru çözümü hakkında bir not daha söyleyeceğim. İlk iki testi konu anlatımına bakarak çözdün, üçüncü testi bakmadan çözdün fakat netlerini beğenmedin. 3 durum var; Netler beklediğinden çok düşükse daha çok 'çözümlü örnek' bak, netler beklediğinden biraz düşükse başka bir kitaptan istediğin neti yakalayıncaya kadar 2-3 test çöz, netler beklediğin gibiyse o konu için çalışman tamamdır, sadece tekrar testi çözmen yeter.

Konu Tekrarı Nasıl Yapılır?
Konu tekrarı, belirttiğim gibi, o konuyu baştan bitirip veya başka kaynaktan tekrar bitirip üstüne soru çözülerek olmaz. Çünkü bu yöntem; Sıkıcıdır, Etkili değildir ve Zaman Kaybıdır. Belki daha önce beni bir şeye bu kadar karşı çıkarken bulmadın çünkü tekrar, çalışmada en sevmediğim kısım. Peki, ben nasıl yaptım?
Konu çalışırken o sayfada önemli/unutulabilecek detay varsa onu sayfanın üstündeki boş kısma yazdım, bir formül olabilir bu mesela. Sonra test çözdüm, testlerde en çok baktığım yer ise konu üstündeki notlardı. Tekrar yaparken ise direkt teste daldım, ha, hatırlayamadığım bir şey olduğunda sadece o notlarıma bakmak yetti. Bunu çoğu derste böyle yaptım. İstisna olarak, biyoloji ve tarih gibi biraz daha sözel derslerde ise kritik cümlenin defalarca altını çizdim, cümle başına yıldızlar attım maksat sayfadaki önemli noktalara gözümün çarpmasını sağlamaktı.  Ek olarak, konu ağır geldiğinde ve aldığım/alacağım notlar çok fazla ise ayrıca bir kağıda özenle yazar o kağıda bakarak çözerdim ilk testleri.

 Böyle bir tekrar yaparsan, hem dersten sıkılmazsın, hem de çok pratik bir hatırlatma yapmış olursun. Şu formülü kurabiliriz; TEKRAR = Konuya 5 Dakika Göz Atma + Bir kaynaktaki soruları bitirme
İşte, kalan kısıtlı zamanda kullanabileceğin en etkili tekrar yöntemi. Bunu, bitirdiğin her konu için yap. Ve arada bir aklına gelsin, hmm "Hücre Bölünmeleri" ben bu konuda Mitozun Mayozdan farkını hatırlıyor muyum, bir düşüneyim, pek değil, o zaman bu konudan soru çözeyim. Biyoloji çalışırken bunu fark edebilirsin, anında birkaç test çöz, en güzel tekrar işte.

 Sorularını yorum olarak atabilirsin :)

28 Aralık 2013 Cumartesi

Sınav Başvuruları

2014 YGS ne zaman
Güncelleme: YGS Başvuruları bu sene 5-19 Ocak 2015'te yapılacak.
Bugünkü konumuz başvurular. Başvuru dönemi ile ilgili birkaç tavsiyem olacak.

Sınav döneminin okumak istediğimiz okul için çok önemli olduğunu ve bunun hazırlık, başvuru, sınavlar ve tercih gibi dönemleri olduğunu biliyoruz. Her birini dikkatlice yapmamız gerekiyor çünkü ÖSYM bu konuda çok titiz. Hazırlığımızı zaten yapıyoruz, arttırmaya da çalışıyoruz, dimi? :) Bu hafta, perşembe günü başlayacak olan başvuru aşamasını konuşacağız.
Öncelikle, şunu takdim edeyim sana; 2014 Başvuru Kılavuzu (Sayfanın altındaki Öğrenci El Kitabı'na tıkla.)

 Sınav Kılavuzunu bugünlerde baştan sona oku, bu sene bir iyilik yapıp sayfa sayısını azaltmışlar. Bizim zamanımızda Bilim Teknik dergisi gibiydi :) Buna ek olarak, yakın bir zamanda daha detaylı bir kılavuzun çıkacağını tahmin ediyorum.

2014 YGS LYS

Başvuru Nasıl Yapılır?
Başvuruyu iki şekilde yapabiliyoruz biliyorsun. İlki bizzat kendimiz internet yoluyla,  ikincisi ise başvuru merkezlerinden, yani okulumuzdan. İkisi de başvuru, peki farkı ne?
İnternet yoluyla başvurunun avantajı tek: daha pratik olması; dezavantajı ise birden fazla, önce bunu yapabilmek için bir şifre almamız gerekli, ve herhangi bir yanlışlık olduğunda sorumluluk tamamen kendi üstümüzde. Sırf ikinci nedenden dolayı internet yoluyla başvuru yapmanı kesinlikle önermiyorum zaten üzerinde yeterince sorumluluk var, bir de ÖSYM tarafından bu tür sorumluluk yüklemelerini üzerine almaman en iyisi.

Diğer yola bakalım, Okulumuzdan başvuru yapma, hemen diyeyim bu başvuruda yanlışlık olursa sorumluluğun büyük kısmı işlemi yapan hocada. Bir durum olursa dilekçe vesaire ile uğraşmak zorunda kalabiliyorsun ama her ihtimalde de bu, en güvenli başvuru yolu. Hocana gerekli belgelerinle ve 3 TL ile gidiyorsun. Kimlik numaranı, girmek istediğin yeri belirtip beş dakikada kaydoluyorsun. Hocan eline bir yazıcı çıktısı verecek onu kontrol edip yanlış var mı diye bak, kağıdı imzala ve ÖSYM Aday İşlemleri için geçici şifreni al. Eve gittiğinde bu şifreyi http://ais.osym.gov.tr'den değiştir ve bilgilerini tekrar kontrol et.
Yeni: Başvuruda kullandığımız fotoğrafla ilgili ÖSYM'den; Sınavlara girecek adayların fotoğraflarının en son 30 ay içinde güncellenmesi gerekiyor


Anladım, peki başvuruyu ne zaman yapayım?
Kurum ÖSYM ve burası Türkiye :) Başvuru süreci içinde bir şeyler değişebiliyor. Başvuruyu ilk günler ve son günler içinde yapmazsan işin biraz daha garanti olur. Yaklaşık gün verecek olursam 7-11 Ocak tarihleri.

Onun dışında, başvuru yaparken çekilen fotoğrafınızda, evet fotoğraf çekiliyor ^^, saçınız (veya sakalınız) hatta giysiniz önemli değil, gerçekten bu kadar ince düşünürsen kendini yorarsın ki hiç gerek yok. Sadece, görevli bir sana bir de fotoğrafa baktığında seni tanıyabilsin yeter.


Başvuru aşaması, sınava gerçekten giriyor olduğun konusunda farkındalığını arttırır, bu iyi bir şey :) Çünkü bir iki sınav sonra gerçekten istediğin üniversiteye girebileceksin. Düşünsene şuan gitsen hayalindeki üniversiteye, hangi üniversite ise o, bir düşün oraya gittiğini. Ben okumak istiyorum desen içeri girebilecek misin? Hayır. Ama sadece bu sınavlardan sonra gerçekten oranın öğrencisi olabileceksin. Bu şansı sana başka bir şey vermiyor, ben hep böyle düşündüm ve hala da böyle düşünüyorum. Tavsiye ederim :)

Yeni: Başvuruda kullandığımız fotoğrafla ilgili ÖSYM'den; Sınavlara girecek adayların fotoğraflarının en son 30 ay içinde güncellenmesi gerekiyor

Yerim seni YGS
Şekerin kılıfı YGS ise şeker de YGS'nin sonucu gibidir, çok tatlıdır :) Sen yeter ki şekere ulaşmak için çabala.

Sonraki Yazı: Hayallerimizi gerçekleştirmene, istediğin üniversiteye açılan kapı ile üç ay sonra karşılaşacaksın. Bu yolda sana birkaç tavsiye vereceğim, görüşürüz :)
Öbür yazı ise üniversite hayatı ile ilgili olacak, seni motive etsin biraz ^^

17 Aralık 2013 Salı

Sınav Kaygısı

sınav kaygısı nedir
Bu konuyu daha önce konuşmama sebebimiz seni önceden kaygı-dar etmek istememem :) 3 değil 5 ay kala 'Sınav kaygı' konuşmayı gereksiz buldum bu yüzden. Sınav kaygısı konusunda düşünüyorsan iki fikrin olabilir; bende zaten yok, evet kaygılıyım. Üçüncü durum ise bu kaygıyı hissetmeme durumu. Biraz daha açayım, konuyu görür görmez bende zaten yok diyerek kasten gözardı ediyor olabilirsin, aynı şekilde kaygılıyım diyerek kendi kaygını arttırıyor olabilirsin. İşte bu iki durumu kısaca inceleyeceğiz bugün.



Önce bir tanıma bakalım;

İşte tam da bu zamanda bu durumu yaşıyor olabilirsin. Yapman gereken ertelemeden bir psikologa  gitmek.


Sen gittin mi, faydalı oldu mu?
Sınava az bir zaman kala psikologa gittim. Çünkü bir süredir devam eden bir durumdu. Nasıl hissediyordum? Ders çalışmazken bir şeyim yoktu ama masaya oturduğum anda nefesimi alamıyordum, kalbim çarpıyordu sürekli, sebepsiz yere. Derse odaklanamıyordum, buna benzer bir durum varsa mutlaka git psikologun kapısını çal.
Ben gittiğimde doktorla konuştum, önce psikiyatr ile, o zaten anladı benim durumumu ilaç yazdı onları düzenli kullandım ve 3-4 defa da psikologa gittim. Faydalı oldu mu? Evet. Durumumu onlar kurtardı diyebilirim.

Bu konuda diyeceğim tek şey bu. İnternette bu konuda birçok şey yazılmış, ben ise yaşamış biri olarak farklı yönüne değindim. Bu konuda sorularını alabilirim :)

Dershaneye Son Aylarda Gidilmeli Mi?

Dershaneye gidiyorsan dershane eksikliğinde eksikliğini hissedebileceğin 3 şey var; Konu eksiği, soru çözdürme, rehberlik. Önce benim ne yaptığımı, sonra bu üç eksiği kapatabilecek misin onları konuşacağız.


Ben ikinci senemde hem YGS hem LYS'den 1 ay önce dershaneye gitmedim, ne konu için ne de soru için dershaneye ihtiyacım oldu. Peki neden gitmedim? İki sebebi var, ilki dershanenin programında ygs konuları sınavdan bir hafta önce bitiyordu. Benim programımda ise, sana da anlattığım gibi, sınava 1 ay kala konular bitmiş olmalıydı. Bu sebeple ve dershaneye git-gel yolumun 2-2,5 saat sürmesi sebebiyle gitmedim.



Dershaneye gitmem gerekecek mi nasıl anlayacağım?
Buna tam karar vermek için kendi programını sağlam bir şekilde yapmış, her şeyini iyice düşünmeye yoğunlaşmış olmalısın. Kendi ders programını yapamıyorsan, başkası söylemedikçe çalışamıyorsan dershaneye de ihtiyacın olacak tabi, okul da ikincil yardımcı olacak bu konuda.
Bir de, dershanenin programına bakmalısın ne zaman konuları bitirecekler, programa yetişiyorlar mı ve son haftalarda neler yapacaklar? Bunları benim için değil kendin için gidip dershane hocalarına sormalısın.

Dershaneye gitmemeyi düşünüyorum, bahsettiğin üç konudaki eksiklerimi nasıl kapatırım?
* Konu Eksiği: Konu eksiğini kendi kitaplarından, internetten kapatabilirsin ki bir ay kala, en olmadı 25 gün kala konuların bitmiş olmalı artık. 25 gün varken konuların halihazırda bitmemiş ise devam etmen sana + değil - olarak yansır çünkü bu süreç soru çözerek puanlarını katlama sürecin.
* Soru Çözdürme: Bu konuda en sağlam çözüm whatsapp. İnternetten kendi seviyende arkadaş bulup onların sorusunu çözerek ve kendi sorularını çözdürerek bu işi götürebilirsin. Yeri gelmişken söyleyeyim ikisi de sizin için çok faydalıdır. Dikkat etmen gereken şey, sorularını biriktirmeden sorman, birikmişse de hemen sorman. Tabi sormadan önce bir kez daha yapmayı denersen faydasını görürsün :)
* Rehberlik: Dershane hocana program yaptırıyorsan bu konuda ondan destek almaya devam edebilirsin.


Dershanelerin kapatılması?
Konusu açılmışken bahsetmeden geçmeyeyim. Ne lisede ne de üniversitede bizim yani öğrencilerin arasına siyaset konularının girmesi taraftarı değilim o yüzden ne kapatılsın ne de kapatılmasın diyeceğim. Bu sorunun benim açımdan, sizin açınızdan ve siyasi açıdan cevapları çok farklı. Senin yapman gereken tek şey bu konulara çok takılmamak. Sınavı her koşulda kazanabiliriz.


24 Kasım 2013 Pazar

Coğrafya Nasıl Çalışılır?

Coğrafya sadece sayısal değil eşit ağırlık ve hatta sözel öğrencilere bile dert olabiliyor. O kadar harita, ülke, iklim, özellikler, paralel meridyenler vesaire hep ezber gibi geliyor işte bu yüzden tarih ve felsefeyi neredeyse fullerken coğrafya 3-4te gezen arkadaşlarım oluyor.
Bunun aksine coğrafyayı seviyor ve onu başarıyor da olabilirsin, bu yazının sana da katacağı bir şeyler olacağını düşünüyorum.

Haydi başlayalım, coğrafya için kitap seçimi, konu çalışması ve sorularını çözmeyi ele alacağım.


Kitap Seçimi

Kitap seçerken şu veya bu marka değil de kitabı açıp sayfalarını karıştırarak sana en uygun kitabı bulabileceğini söylemiştim, bu coğrafya dahil bütün dersler için geçerli. Coğrafyaya özel olarak, kitap seçerken bol şekilli, resimli kitap olması 'ezberden öğrenmeye geçmek' konusunda bize yardımcı olacak.

Konu Çalışma ve Ezber(!)

Konu çalışırken yeni öğrendiğin, önemli bilgilerin altını çiz ve bunları sayfanın üstündeki boş kısma yaz.

Yeni öğrendiğin şeyleri asla ezber olarak görme, güzel şeyler öğrendiğini düşün. Burada kısa bir 'kendim' kısmı geçeyim. Ben sınava çalışırken öğrendiğim bilgileri 'hayatta ne işime yarayacak ki' yerine 'sistemin keyifli yanı bunlar' derdim. Horst graben'i öğrenirken 'bizi gücümüzle ölçmüyorlar, modern olmuşuz ki ne kadar genel kültür edinirsek, kendimiz yararına, o kadar başarılı oluyoruz.' derdim.

Konu bittikten sonra, sorulara geçmeden kendini hazır hissetmiyorsan konuyu 3 dakika içinde baştan sona tara, çizdiğin yerlere göz at, bunu yapman yeterli olur. Bunu yaptıktan sonra da anlamadığını düşünüyorsan sayfa üstündeki notlarını kağıda geçir.

Soru Çözümü ve Tekrar

Soru çözümüne geçmeden önce kitabından veya herhangi başka yerden mutlaka 'çözümlü soru' çöz. Sonra testlere geçebilirsin. İlk 2 testteki hatırlayamadığın yerlere konu anlatım kısmından bakarak çöz soruyu. Seni ezberden kurtaran en önemli taktik budur, aramızda kalsın ha :)
2-3 konu bitirdikten sonra veya 1 hafta içinde bu konuyla ilgili minimum 1 test çözmen de tekrar için sana yeterli olur. Merak etme ezber yok coğrafyada, öğrenirsin hepsini. Bunu kanıtlamış biri olarak ben söylüyorum sana :)

iyi çalışmalar

16 Kasım 2013 Cumartesi

Kimya Nasıl Çalışılır?

Kimya dersi fizik ile biyolojinin arasındaki ders olarak görülür, fiziği veya biyolojisi veya ikisi de iyi olan biri kimyayı yapamayabilir.
Yukarıda bahsettiğim olayın nedeni kimyayı yanlış çalışmaktır. Diğer yazılarda da yaptığım gibi konu anlatımı/soru çözümü hakkında tavsiyelerimi paylaşacağım seninle :)



Kitap seçiminde, bir arkadaşının kitabından değil de kırtasiyedeki kitapları karıştırarak sana hitap eden kitabı alman en doğru seçim olacaktır. Konu çalışırken önemli kısımları renkli kaleminle işaretle. Aklında kalması için de sayfanın üstüne tekrar yaz. n=m/Ma 'yı işaretledin diyelim, bunu hemen o sayfanın üstündeki boşluğa tekrar yaz, bu hep yaptığım bir şeydi :) Konu anlatımını bitirdikten sonra örnek sorular ve soru çözümüne geçmelisin direkt, ara vereceksen konuyu bitirmeden önce ver, konuyu bitirdikten sonra vermekten ziyade.

 Soru çözümüne geçtiğinde ilk sayfada 3'ten fazla emin olmadığın/boş bıraktığın soru varsa ilk 1-2 testi konu anlatımına bakarak çözebilirsin. Sonraki testlerde muhtemelen devam etmez ama konu biraz ağır geldiyse o sayfanın üstüne yazdığın ufak notları boş bir kağıda geçir, böylece hem bir tekrar yapmış hem de konu özetini eline almış olursun. Sonraki testlerde pek zorluk çekeceğini sanmam :)

Yukarıdaki yöntemle ezber işinden de kurtulmuş oluyorsun. Şöyle ki; Periyoduk tablonun birçok elementini ve tablonun özelliğini bilmek zorundasın. Ama mantıken çıkarılacak bir şey değil, o yüzden ya ezberlersin ya da her karşına çıktığında periyodik tabloya bakarak çözersin o soruyu. Bir süreden sonra buna da gerek kalmaz, ezberlemez öğrenirsin ;)
iyi çalışmalar :)

3 Kasım 2013 Pazar

Soru Sorma Sanatı

Her güne yepyeni sorularla başlıyorsunuz, gün boyu da bu soruların sayısı artıyor. Hem çözdüğünüz/çözemediğiniz sorularla ilgili olarak, hem de sözel olarak sorularınız oluyor. Peki bunları nasıl çözüme ulaştıracağız?


Soruları ikiye ayıralım istersen; Sözel sorular (Balinalar memeli hayvan mıdır? gibi) ve Sayısal sorular(genellikle kağıt üzerinde olurlar).


Sözel Sorular

Sözel sorularını nasıl soracaksın, örneği biyolojiden vermiş olmam dolayısıyla biyoloji dersi sorularını örnek alalım ve benim nasıl yaptığımı anlatayım sana. Herhangi bir anda aklıma gelen bu gibi sözel soruları bir arkadaşıma sorardım, o da bilemezse veya o an ulaşamamışsam hemen biyoloji kitabının kapağının iç tarafına onları sıralardım. (beyaz kartona yazmak da bir farklı oluyor :)) [Dipnot, soru soracak arkadaş bulmak/arkadaşlarına soru sormak için bu yazıya bir bak.]

Şu şekilde;
  •  Öglenada kloroplast var mı? -
  •  Hücre duvarı mı hücre çeperi mi kalınlaşmaz? -
  •  Balinalar memeli hayvan mıdır?
Sonra, hocama veya arkadaşlarıma bunları direkt sıralardım. Cevabını aldığım soruları bir de kendi cümlemle kurma alışkanlığım vardı, bunu yapman fayda getirir. Kendi yorumunla kendi cevabı bulmuş ve mantığını öğrenmiş aynı zamanda yorumunun doğruluğunu kabul ettirmiş olursun.
Cevaplarıma ulaştıktan sonra o kapaktaki sorular bu hali alırdı:


  •  Öglenada kloroplast var mı? - Var, öglena gerektiğinde fotosentez yapar.(?)
  •  Hücre duvarı mı hücre zarı mı kalınlaşmaz? - Hücre duvarı kalınlaşır, zar ise kalınlaşmaz. (? ve ?)
  •  Balinalar memeli hayvan mıdır? - Evet balinalar memeli hayvandır. Balinalar balık değil. (?)
 ve kapağımı bu şekilde komple doldururdum. Arada da, özellikle yeni soru ekleyeceğimde, 5-10 saniye hızlıca göz atardım bunlara. Kapak dolduğunda başka boş yerlere yazardım (Kitaplarımın ilk 5 ve son 5 sayfaları bunlarla dolabiliyordu :))

Sayısal Sorular
Sayısal sorular sözel sorular gibi çok önemli. Bunları sorarken ufak ama halledilebilen bir dezavantajımız var. Şimdi sayısal derslerin soruları genelde birçok farklı kaynaktan birçok farklı yerde olur. Burada sana iki sorma yöntemi ve ikisinin de avantaj, dezavantaj incelemesini yapacağım.

* Kapağa yazma. Evet, kapağı baya verimli kullanıyordum ^^ Şöyle ki, ben mesela Yeniçağ Avrupası'nda 3. Testin 4. sorusunu çözemedim. Bir soru için tamam ama sayısı artınca hepsinin yerini değil akılda tutmak, kağıt koysan bile kaybolabiliyor. O yüzden ilk zamanlar şunu uygulardım;
Sayfa Sayısı - Soru No.
49               -  3
123             -  4,7
142             -  13
bunlardan çözümünü öğrendiklerimin üstünü çizerdim veya onları silerdim. Kullanışlıdır :)
Bunun dezavantajı şu; soru sorarken her sayfayı tek tek açarken vakit kaybı oluyor ve silmediğinde karışabiliyorlar, bunu sordum mu sormadım mı diye ikilemde kalabiliyorsun.

* Sorucuk oluşturma ^^ Tek ihtiyacın 1-2 tane zarf ve bir maket bıçağı. Bir testi bitirdiğinde kaç sorun çıktıysa onları maket bıçağıyla kesip zarfına koyuyorsun. İstersen zarfları gruplandırabiliyorsun da, istediğin yere kitap taşımaksızın sorularını götürebiliyorsun.
Bunun dezavantajı da, maket bıçağını dikkatli kullanman dışında; Kestiğin sorunun arkasında başka bir soru varsa biraz uğraştırabiliyor :) Buna dikkat ettiğinde geriye dezavantaj kalmıyor ;)

İyi çalışmalar :)